Sunday, November 23, 2008

Dimitar Berbatov

Vasat bi futbol ulkesinden cikma superstar futbolcu olmak bana gore oldukca sikinti yaratmaya namzet bi durum. Nitekim tum gozler senin ustunde, senden beklentiler tavanda, takim arkadaslarin hicbir sey yapmasa bile senin cikip sov yapman lazim. Yoksa ayni Berbatov'un durumunda oldugu gibi derler adama 'ulan EPL'de her mac ayri resital veriyosun ama Sofya'ya geldin mi tis, ne is' diye. Bu kadar bariz degil belki ama meali buna denk gelecek sekilde hem bazi takim arkadaslari hem de yerel basin elestirdi Berbatov'u. Aslinda olayin sacmaligi iki yonlu. Birinci ve en basit aciklama Ibrahim Tatlises'in 'Urfa'da Oxford vardi da mi gitmedik' tarzinda olacak biraz gerci; Bulgar milli takiminda Berbatov'u besleyen bi Scholes, bi Ronaldo, bi Giggs vardi berisinde de Berbatov mu oynamadi? Ikinci ve mantikla desteklenecek aciklama ise su; Berbatov daha henuz 28 yasinda ve simdiden Bulgar milli takimi efsaneleri Kostadinov ve Stoitchkov'dan bile daha cok gol atmis ve milli forma altinda en cok gol atan 2. futbolcu konumunda. Adamin gol ortalamasi dehset; 64 macta 41 gol. Hani 94 dunya kupasinda yari finalist olan kadroda Stoitchkov'un arkasinda ne biliyim bi kel Letchkov vardi mesela durmadan pas dagitan (o da Bulgar federasyonu asbaskani oldu bu arada). Peki Berbatov'un arkasinda kim var, onun kalibresine yetisebilecek?

No comments: